Lifli besinler; İlerleyen yaşlar kansere yakalanma riskini de artırır. Posa zararlı maddelerin bağırsaktan daha hızlı geçmesini sağlayarak bizi kansere karşı korur. Başta nohut, mercimek, barbunya gibi kurubaklagiller olmak üzere, tam buğday ekmeği, çok tahıllı ekmek, kepekli makarna ve esmer pirinç gibi rafine edilmemiş tahıllar, ceviz, badem, fındık gibi yağlı tohumlar, taze ve kurutulmuş meyveler sebzeler, kahvaltılık tahıl gevrekleri başlıca posa kaynaklarını oluşturmaktadır. Omega-3; Vücudun enerji üretimine katkıda bulunur. Bu nedenle Omega-3'ten zengin bir beslenme programı yorgunluğu giderip, kavrama gücünü ve hareket kabiliyetini artırarak kalp, şeker, tansiyon, romatizma, migren ağrıları ve cilt problemlerine iyi geliyor. Yağlı balıklarda, ceviz, badem, soya filizi, kuru fasulye, soya fasulyesi, nohut, keten tohumu ve yeşil yapraklı sebzelerde bulunuyor.
Kalsiyum; Zayıflayan kemiklerin kalsiyum ihtiyacı fazlaca artar. Her gün mutlaka 2-3 bardak süt veya yoğurt tüketin. Çinko; Saç, cilt, tırnak, kemikler, yara iyileşmesi için gerekli olan çinko deniz ürünleri, badem, ceviz, yumurtada bol miktarda bulunmaktadır. D vitamini; Alzheimer riskini azaltmak için günde 15- 30 dakika güneşlenmek, yeterli porsiyonda yağlı balıklar tüketilmelidir. B12 vitamini; İlerleyen yaşla beraber emilimi azalan B12 vitamini unutkanlık, halsizlik, yorgunluğu beraberinde getirmektedir. Günlük beslenmeye ek olarak doktor gözetiminde mutlaka B12 eklenmelidir.